Kapat !
Netten hayat

ADS

7 Mayıs 2010 Cuma

Tacizci Müdür bu seferde Çorum’da

Çorum Valisi Mustafa Toprak, bir yatılı ilköğretim bölge okulunda (YİBO) bazı kız öğrencilere tacizde bulunulduğu iddiası üzerine adli ve idari yönden soruşturma başlatıldığını söyledi.
Toprak, tacizde bulunduğu ileri sürülen müdür başyardımcısının açığa alınacağını bildirdi.

Toprak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentteki bir yatılı ilköğretim bölge okulunda eğitim gören bazı öğrenci velilerinin şikayeti üzerine konu hakkında adli ve idari soruşturma başlattıklarını söyledi.

Sekizinci sınıfta okuyan bazı kız öğrencilere tacizde bulunduğu öne sürülen Müdür Başyardımcısı B.Ş’nin (53), müdür başyardımcılığı unvanının alınarak, merkeze bağlı bir köye öğretmen olarak atandığını belirten Toprak, şunları söyledi:

”B.Ş. hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Ayrıca kendisine disiplin ve maaş kesim cezası da uygulandı. Açığa alınması konusunda da çalışma başlattık

Tacizci Müdür bu seferde Çorum’da

TwitterTwitter Takip

Defne Samyeli frikik verdi,defne Samyeli ve bacakları

Defne Samyeli dün yaptığı ilk programında giydiği mini şort ile göz doldurdu.
atv’de başlayan “Defne Herşey Bambaşka” isimli programıyla ekranlara dönen Defne Samyeli ilk programında güzelliğiyle olduğu kadar bacaklarıyla da dikkat çekti.

Flash Animation

Mynet.com
Atv’de başlayan “Defne Herşey Bambaşka” isimli programıyla ekranlara dönen Defne Samyeli ilk programında güzelliğiyle olduğu kadar bacaklarıyla da dikkat çekti. Samyeli ilk programına mini bir şortla çıktı.

TwitterTwitter Takip

6 Mayıs 2010 Perşembe

Seçimler neden ve ne zaman yapılır?

Seçimler ve halk oylaması:

1. Serbest.

2. Eşit.

3. Gizli.

4. Tek dereceli.

5. Genel oy

6. Acık sayım ve döküm esasına göre.

Yargı yönetim ve denetimindedir. İtirazlar YSK (Yüksek Seçim Kuruluna) yapılır.

—18 yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halk oylamasına katılma hakkına sahiptir.

—Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde yapılan seçimlerde uygulanmaz.

Oy kullanamayacak kişiler:

1. Silâhaltında bulunan erbaş ve erler

2. Askeri öğrenciler

3. Taksirli suçlar hariç olmak üzere hükümlüler oy kullanamaz. Ancak tutuklular oy kullanabilir. TwitterTwitter Takip

VATANDAŞLIK SOSYAL HAKLAR, EKONOMİK HAKLAR,

VATANDAŞLIK (SOSYAL HAKLAR, EKONOMİK HAKLAR, SİYASAL HAKLAR) HAKLARI


Vatandaşlık Hakları : Kişilerin toplumla ilişkilerinden doğan haklara denir. Üç gruptur.

1. SOSYAL HAKLAR

Toplum yaşamında herkese insanlık onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi, sağlamayı amaçlayan haklardır. Sosyal haklardan başlıcaları; ailenin korunması, eğitim ve öğrenim hakkı, sağlık, çevre ve konut hakkı, gençliğin korunması ve sporun desteklenmesi, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması gibi haklardır .

Bir Ülkede Sosyal Haklar Eşitlikle Korunmadığında Şu Sorunlar Ortaya Çıkar:

1. Toplumda ekonomik açıdan güçsüz olanlar, güçlüler karşısında korunamaz ve adalet sağlanamaz.

2. İnsanın yaşam mücadelesi zorlaşır, insan onuruna uygun bir ortamda yaşam gerçekleşemez.

3. Yoksulluk ortadan kalkmaz, artar. Fakirler hiç bir haktan yararlanamaz.

4. Toplumda huzur ve güven kalmaz. Bunalımlar artar.

5. İnsan imkanlarını geliştiremez. Bilim sanat ve teknolojik alanlarda etkinlikler gerçekleştiremez.

Türk Kadınının Toplumdaki Yeri
Türk kadını bugünkü durumuna ,Atatürk ilke ve inkılâplarıyla gelmiştir. Bugün kadınlarımız erkeklerle eşit eğitim olanaklarından yararlanmakta ve hemen her iş kolunda çalışmaktadır. Bu şekilde kadınların erkeklerle eşit olarak toplumdaki yerlerini almaları bir uygarlık aşamasıdır. Ve Atatürk inkılâplarının en başarılı sonuçlarından biridir.

2. EKONOMİK HAKLAR

Devlet güçsüzleri, güçlüler karşısında korumak gerçek eşitliği ve toplumsal dengeyi sağlamak amacıyla vatandaşlara ekonomik haklar tanımıştır. Çalışma hakkı, tüketici hakları gibi haklar başlıca ekonomik haklardır.

* Bir Ülkede Ekonomik Haklar Eşitlikle Korunamadığında Şu Sorunlar Ortaya Çıkar:

1. İnsanın doğuştan sahip olduğu temel haklar korunamaz.

2. Çalışanlar emeğinin karşılığını alamaz.

3. Çalışanların sağlıklı bir ortamda çalışmalar mümkün olmaz.

4. İnsanların hak ve özgürlükleri korunamaz.

* Türk Kadınının Çalışma Hayatındaki Yeri:
Ülkemizde kadınlar sosyal yaşama öncelikle öğretmen olarak katılmıştır. Günümüzde kadınlarımız her alanda son derece başarılı hizmetlerde bulunmakta ve erkeklerle el ele toplumun kalkınması için çalışmaktadırlar.

3. SİYASAL HAKLAR:

Vatandaşların ülke yönetimine katılmasını sağlayan haklara siyasal haklar denir. Seçme ve seçilme hakkı, vatandaş olma hakkı, kamu hizmetine girme hakkı, dilekçe hakkı başlıca siyasal haklardır.

* Bir ülkede siyasal haklar eşitlikle korunduğunda şu faydalar sağlanır:

1. İnsanların her türlü zorlamadan, devletin ve diğer insanların baskısından uzak kalmaları ve yaşamlarını kendi istedikleri gibi düzenlemeleri kolaylaşır.

2. Kişiye, başkalarının ve devletin karışamayacağı güvenli bir ortam yaratılabilir. İnsanlar bu ortamda hukukun izin verdiği ölçüde başkalarına zarar vermeden haklarını özgürce kullanabilirler.

3. Demokrasinin işlerlik kazanması ve sürekli korunması sağlanabilir. TwitterTwitter Takip

MEHMET AKİF ERSOY'UN EDEBİ KİŞİLİĞİ, EDEBİYATA BAKIŞI

Ölümünün üzerinden 65 yıl geçmesine rağmen büyük şair, fikir ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy; birbirinden güzel şiirleriyle, destanlarıyla, ölümsüz İstiklâl Marşı'yla ahlâk ve fazilet örneklerini sergilediği hatıralarıyla hâlâ aramızda yaşamaktadır.

O, sanatını İslâm'ın anlaşılması ve Müslümanların birliği için kullanmış, kuvvetli bir iman ve heyecanla sadece Türk Şiiri'nin değil, belki dünya şiirinin en mükemmel manzûmelerini söylemiştir.

Zaman,çok iyi değerlendiricidir.Mehmet Akif Ersoy gibi büyük insanların düşüncelerinin, mücadelerinin, attıkları adımların ne kadar doğru olduğunu gün geçtikçe daha iyi ortaya çıkarmaktadır.

Türkçe'ye kuvvetle hakim, Arapça ve Fransızca'yı çok iyi bilen Akif'in ilk şiir çalışmaları Baytar Mektebi'nde okuduğu yıllarda başlar.Yayınlanan ilk şiiri " Kur'an'a Hitap" başlığını taşır.Mehmet Akif, şiire Muallim Naci gibi sağlam söy- leyişli bir üstadın izinden yürüyerek başlamış, doğudan Hafız ve Sadî'yi, batıdan Lamartine ve Alexandre Dumas'ı beğenmiş ve okumuştur.

Şair,1908'den sonra, aruz ölçüsünü başarıyla kullanarak halkın dert ve sıkıntılarını dile getirdiği manzum hikayeleriyle dikkatleri üzerine çeker.Bu hikâyelerde camiler, kahvehaneler, sokaklar, meyhaneler, hastaneler, yetimler, yoksullar, idari bozukluklar tablo tablo tasvir edilir.

"... Hayır, hayâl ile yoktur benim alışverişim. İnan ki her ne demişsem görüp de söylemişim."

1912'li yıllar savaş yıllarıdır.Toplum şairinin şiiri değişir, destanlaşır.İlk büyük destan Çanakkale'de yaşanır ve yazılır.Bu destanın kahramanları gençliğimiz ve milletimizdir.Akif, milletinin namusunu çiğnetmeyen bu imanlı nesilden çok ümitlidir.Bu nesil, memlekete fen ve teknolojiyle donanmış, ahlâklı ve imanlı bir medeniyet getirecektir.Şair, "Çanakkale Şehitlerine" isimli şiirinde savaş anını canlı tablolarla coşkun bir şekilde anlatır.Şiirinde insanı saran ve savaş ortamının büyük dehşetini hissettiren bir anlatım hakimdir.Seçilen kelimeler, kafiyeler, ses özellikleri, savaş manzarasıyla bütünleşir ve şöyle dile gelir.

"Öteden sâikalar parçalıyor âfakı: Beriden zelzeleler kaldırıyor amâkı: Bomba şimşekleri beyniinden inip her siperin:. Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin. Yerin altında cehennem gibi binlerce Lağam. Atılan her lağamın yaktığı: yüzlerce adam. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer O ne müthiş tipidir:saavrulur enkaz-ı beşer"

İkinci destan hüzün destanıdır.Bursa, İstiklâl Harbi öncesinde Yunanlılar tarafından işgal edilir.Bu hadise; Türk tarihinin en acı hadisesidir.O gün, Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin Gümüşlü'deki türbesinde Türk'ün mu- kaddesatına hakaret edilir.Bu durum karşısında büyük bir ıstırapla haykıran ilk Türk şairi Mehmet Akif olur.Bunun üzerine Bülbül şiirini yazar.Milli şairimiz Akif, bu şiirinde 27 asırlık şiir lisanımızı tam bir gönül ürperişiyle bir yanık bülbül gibi inletir.Şiirin -nın, - nin diye musîkîsinde bir inleyiş duyulur.

Şöyle der:

"Eşin var, âşiyanın var, baharın var ki beklerdin. Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin? O zümrüt tahta kondun bir semavi saltanat kurdun; Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun"

Nihayet milli şairimizin de tam merkezinde olduğu büyük bir milletin her şeyini ortaya koyarak yaptığı büyük bir savaş, Kurtuluş Savaşı ve milli şairimiz Mehmet Akif'in ümidiyle, imanıyla ortaya koyduğu İstiklâl Savaşımız kadar büyük bir eser İstiklâl Marşımız'dır.İstiklâl Marşı'nda bir milletin kendine olan güveni, imanı, ümidi, haklılığı, hür ve bağımsız yaşama kararlılığı ve geleceğe uzanan duası vardır.Bu marş Türkçe'nin bütün inceliklerini bilen bir şair tarafın- dan tam bir lisan ve vicdan sağlamlılığı içinde yazılmıştır.Akif'in Safahat'ına almadığı İstiklâl Marşı tam 724 şiir içinden seçilerek kabul edilmiştir.Bugün her zamankinden daha çok Akif'lere, Asım'lara bu milletin ihtiyacı var!

Nice Akiflerin ve nice Asımların yetişmeleri ümidiyle... TwitterTwitter Takip

KESİR PROBLEMLERİ KONUSUYLA İLGİLİ KONU ANLATIMLARI

KESİR PROBLEMLERİ KONUSUYLA İLGİLİ KONU ANLATIMLARI, TESTLER VE SORU BANKASI

Kesir Problemleri Konusuyla İlgili Konu Anlatımları, Testler Ve
Soru Bankasına
Ulaşmak için
TwitterTwitter Takip

Yeşilay neden kuruldu,yeşilay haftası ile ilgili sözler

Sigara, alkollü içki ve diğer uyuşturucu alışkanlıkları ile mücadele veren ve bütün zararlı alışkanlıklardan halkımızın ve bilhassa gençlerimizin korunması için çalışmalar yapan yani umuma (kamuya) hizmet veren, bu sebeple de “Kamuya Yararlı Cemiyetler” arasında yer alan bir kurumdur.

Kamuya Yararlı Cemiyetler, çalışmaları memleket çapında faydalı olan, ülke ve toplum menfaatine hizmet eden cemiyetlerdir. Bu cemiyetlere hükümetimiz çeşitli yardımlar yapar, birçok kolaylıklar gösterir. Yeşilay’ın çalışmaları da bu şekilde ülkemiz ve milletimiz için faydalı görülmüş ve Yeşilay, 19 Eylül 1934 tarihinde toplanan Bakanlar Kurulu tarafından aynı tarih ve 2-1288 sayılı alınan karar ile kamuya yararlı cemiyetler arasına alınmıştır. Aynı zamanda Yeşilay, gönüllü (amatör) bir halk kuruluşu ve genel yapısı ile bir dokümantasyon ve arşiv merkezidir.

Dokümantasyon; kendi konularında belge,bilgi ve haber toplama ve değerlendirme işlemleridir.

Arşiv ise; bu belge ve haberlerin değerlendirilmeleri ile birlikte tasnif edilerek saklandığı yer demektir. İşte bu işlemle elde edilen bilgileri, hazırladığı dokümanlarla (bülten, broşür, kitap, kaset, bildiri, afiş, yazılı başvuru, rapor vb. gibi) kamuya, ilgili makam ve kuruluşlara sunar. Bununla insanımıza ve yetkili özel ve resmî kuruluşlara gerekli olan önlemlerin alınması için uyarı ve önerilerde bulunur. TwitterTwitter Takip

sohbet

Template by - Abdul Munir | Daya Earth Blogger Template